ÜLKEMİZİN VE HALKIMIZIN GELECEĞİNİ EMPERYALİZMİN SAVAŞ ÖRGÜTÜ NATO’YA TESLİM ETMEYECEĞİZ!
Ülkemizin ve Halkımızın Geleceğini Emperyalizmin Savaş Örgütü NATO’ya Teslim Etmeyeceğiz!
Emperyalizmin savaş örgütü NATO’nun 7-8 Temmuz 2026’da Ankara’da gerçekleştireceği 36. Zirve öncesinde başkentte olağanüstü hâl rejimi yaratılmıştır. Ankara Valiliği’nin duyurduğu yasak kararlarıyla 28 Haziran-10 Temmuz günleri arasında toplantı ve gösteri yürüyüşlerinden basın açıklamalarına, bildiri dağıtımından pankart asılmasına kadar en temel demokratik haklar hedef alınmıştır. NATO zirvesi yapılacağı gerekçesiyle başkentin günlerce baskıcı uygulamalarla kuşatılması, halkın anayasal hak ve özgürlüklerinin fiilen kaldırıldığının en açık göstergesidir.
Siyasi iktidarın varlığını sürdürebilmek amacıyla ülkemizi NATO’nun saldırgan stratejilerine ortak etmesini, topraklarımızı emperyalist müdahalelerin ve savaş politikalarının üssü haline getirmesini asla kabul etmiyoruz.
NATO, kuruluşundan bu yana halklara ve emekçilere savaş, işgal, yıkım ve istikrarsızlık getirmiştir. Darbelerden kontrgerilla faaliyetlerine, işgallerden bölgesel çatışmalara uzanan sicili bunun en somut kanıtıdır. Bugün de enerji kaynakları, ticaret yolları ve jeopolitik çıkarlar uğruna coğrafyamız yeni savaşların ve gerilimlerin merkezi olmaya sürüklenmektedir. Başta Ortadoğu olmak üzere bölgemiz emperyalist müdahalelerin, işgallerin ve saldırgan politikaların hedefi haline getirilmektedir.
NATO, kuruluşundan bu yana halklara ve emekçilere savaş, işgal, yıkım ve istikrarsızlık getirmiştir. Darbelerden kontrgerilla faaliyetlerine, işgallerden bölgesel çatışmalara uzanan sicili bunun en somut kanıtıdır. Bugün de enerji kaynakları, ticaret yolları ve jeopolitik çıkarlar uğruna coğrafyamız yeni savaşların ve gerilimlerin merkezi olmaya sürüklenmektedir. Başta Ortadoğu olmak üzere bölgemiz emperyalist müdahalelerin, işgallerin ve saldırgan politikaların hedefi haline getirilmektedir.
ABD emperyalizmi, Trump yönetimiyle birlikte bir yandan “ABD olmazsa NATO kâğıttan kaplan” deyip diğer yandan bu saldırganlığı daha da tırmandırmakta; uluslararası hukuku hiçe sayan, savaşları ve işgalleri meşrulaştıran, halkların iradesini yok sayan politikalar her geçen gün daha tehlikeli boyut kazanmaktadır. Soykırımlara ortak olan, otoriter ve antidemokratik rejimleri besleyen bu kötücül anlayış, dünya halklarını daha fazla yoksulluk, baskı ve çatışma ortamına sokmaktadır.
Bizler çok iyi biliyoruz ki bu savaş politikalarının bedelini tarihin her döneminde olduğu gibi yine halklar ve emekçiler ödemektedir. Silahlanmaya ve askeri harcamalara ayrılan kaynaklar; gıdadan, sağlıktan, barınmadan, eğitimden, üretimden ve kamusal hizmetlerden çalınmaktadır.
Emperyalist-kapitalist sistemin yarattığı krizlerin faturası, ülkemiz başta olmak üzere dünyanın dört bir yanında işçilere, emekçilere, gençlere ve emeklilere daha fazla yoksulluk, güvencesizlik ve geleceksizlik olarak kesilmektedir.
Halkların gerçek ihtiyacı savaş politikaları olamaz!... Halkların gerçek ihtiyacı barışın, eşitliğin, demokrasinin ve özgürlüğün hâkim olduğu bir yaşamdır.
Ülkemizin geleceği emperyalist merkezlerde, NATO karargâhlarında ya da uluslararası sermayenin çıkar hesaplarında değil, emeğiyle geçinen, üreten ve ülkesine sahip çıkan milyonların örgütlü mücadelesiyle kurulacaktır.
Bizler çok iyi biliyoruz ki bu savaş politikalarının bedelini tarihin her döneminde olduğu gibi yine halklar ve emekçiler ödemektedir. Silahlanmaya ve askeri harcamalara ayrılan kaynaklar; gıdadan, sağlıktan, barınmadan, eğitimden, üretimden ve kamusal hizmetlerden çalınmaktadır.
Emperyalist-kapitalist sistemin yarattığı krizlerin faturası, ülkemiz başta olmak üzere dünyanın dört bir yanında işçilere, emekçilere, gençlere ve emeklilere daha fazla yoksulluk, güvencesizlik ve geleceksizlik olarak kesilmektedir.
Halkların gerçek ihtiyacı savaş politikaları olamaz!... Halkların gerçek ihtiyacı barışın, eşitliğin, demokrasinin ve özgürlüğün hâkim olduğu bir yaşamdır.
Ülkemizin geleceği emperyalist merkezlerde, NATO karargâhlarında ya da uluslararası sermayenin çıkar hesaplarında değil, emeğiyle geçinen, üreten ve ülkesine sahip çıkan milyonların örgütlü mücadelesiyle kurulacaktır.
Ülkemizdeki tüm NATO üsleri kapatılmalıdır!
Bir savaş örgütü olan NATO’dan derhal çıkılmalıdır!
Savaşa, işgale, emperyalist müdahalelere ve gericiliğe karşı yaşamı, barışı, demokrasiyi, laikliği ve tam bağımsızlığı savunmaya kararlılıkla devam edeceğiz.
Yaşasın Tam Bağımsız Türkiye! Kahrolsun Emperyalizm!
Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği
Bilgisayar Mühendisleri Odası
Elektrik Mühendisleri Odası
Fizik Mühendisleri Odası
Gemi Makineleri İşletme Mühendisleri Odası
Gemi Mühendisleri Odası
Gıda Mühendisleri Odası
Harita ve Kadastro Mühendisleri Odası
İçmimarlar Odası
İnşaat Mühendisleri Odası
Jeofizik Mühendisleri Odası
Jeoloji Mühendisleri Odası
Kimya Mühendisleri Odası
Maden Mühendisleri Odası
Makina Mühendisleri Odası
Metalurji ve Malzeme Mühendisleri Odası
Meteoroloji Mühendisleri Odası
Mimarlar Odası
Şehir Plancıları Odası Tekstil Mühendisleri Odası
Ziraat Mühendisleri Odası
Okunma Sayısı: 19
Yayın Tarihi:
25.06.2026