TMMOB Maden Mühendisleri Odası

TÜRKİYE 18. KÖMÜR KONGRESİ SONUÇ BİLDİRGESİ AÇIKLANDI

TMMOB Maden Mühendisleri Odası Zonguldak Şubesi ve Bülent Ecevit Üniversitesi`nin birlikte düzenlediği, Türkiye 18. Kömür Kongresi, 372 delegenin katılımıyla 06-08 Haziran 2012 tarihleri arasında gerçekleştirilmiştir. Kongre süresince açık tutulan "Maden Makinaları ve Donanımı Sergisi"ne kamu ve özel sektörden 33 madencilik kuruluşu katılmış ve sergi çok sayıda ziyaretçi tarafından ilgiyle izlenmiştir.

TMMOB Maden Mühendisleri Odası Zonguldak Şubesi`nin 34 yıl önce ulusal ölçekte başlattığı Türkiye 1. Kömür Kongresi, bazı yıllarda uluslararası boyuta da ulaşmıştır. Kongrenin temel amacı, kömür madenciliği ve teknolojisiyle ilgili bilgi alışverişini özendirmek ve desteklemektir. İki yılda bir yapılmakta olan Kömür Kongresi; ülkemiz kömür madenciliğinin bilimsel yöntemlerle gelişmesine ve uygulanmasına katkı koymayı, işçi sağlığı ve iş güvenliği ile üretim dengesinin sağlıklı işleyişinin yanı sıra öz kaynaklarımızdan ülke ekonomisine katkı sağlanmasını hedeflemiştir.

Bu yılki kongrede "Kömür Madenciliğinin Bilim ve Teknolojisi", "Kömür Madenciliğinde İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği" ve "Kömür Madenciliğinin Ekonomi Politikası ve Sosyal Sorunları" ana temaları işlenmiştir. Kongre, son dönemlerde ortaya çıkan enerji krizi ve özellikle arz güvenliğine ilişkin mevcut sorunların; başta kömür olmak üzere, enerji gereksiniminin ulusal kaynaklarımızdan yararlanma önceliğini tüm kamuoyunun gündemine taşınması düşüncelerinin ışığı altında düzenlenmiştir.

Teknik oturumlarda; kongrenin ana temalarının yeterince işlenebilmesi amaçlanarak 4 çağrılı bildiri, özel sunumlarda tartışılmış, Bilimsel Kurul tarafından seçilen ve bildiriler kitabında da yayımlanan 12`si yapancı toplam 41 bildiri Kongre süresince sunulmuştur.

Kongrede; "21. yüzyılın ilk on yılık bölümünde enerji yarışını kazanan kömür" gerçeğinden yola çıkılarak, kömür ve enerji ilişkisinin dünyada ve yurdumuzdaki durumu ayrıntılı olarak irdelenmiştir. Küresel ve bölgesel gelişmelerin enerji politikalarına etkileri, yurt içi ve yurt dışından konusunda uzman katılımcılarla tartışılmıştır. Dünyada kömürü ve kömür - enerji ilişkisini irdeleyen uzmanlar, enerji kaynaklarına sahip olan ve kaynaklarını planlı kullanan ülkelerin, yarışa birkaç adım önde başladığı gerçeğini vurgulamışlardır.

Türkiye 18. Kömür Kongresi`ndeki açılış konuşmaları, sunulan bildiriler ve yapılan tartışmalarla ülke gündeminin önemli konusu "Enerji ve Kömür" temalı özel oturumunda ortaya çıkan sonuç ve öneriler şunlardır:

Ülkemizin enerjide, artan dışa bağımlılığı azaltılmalıdır.

  • CO2 salınımını azaltan, Temiz Kömür Teknolojilerine dayalı santraller arz güvenliği açısından hayata geçirilmeli, yerli linyit kaynaklarımız bu şekilde değerlendirilmelidir.
  • Özellikle taş kömürü sadece bir enerji hammadde kaynağı olarak görülmemeli, kömür kimyasından da faydalanılmalıdır. Yeraltında kömürün gazlaştırma konusuna ivme kazandırılmalıdır.
  • Ülkemizin enerjide dışa bağımlılığını azaltmak için yerli kaynaklara önem verilmeli, enerji üretiminde kömürün özellikle linyitin payı artırılmalıdır.
  • Doğal gaz ve ithal kömürde giderek artan dışa bağımlılığı önlemenin tek yolu, enerjide yerli ve yenilenebilir kaynakların kullanımının artırılmasıdır.
  • Ulusal madencilik politikaları merkezi ve kamusal bir planlamayla belirlenmeli, ülkenin enerji potansiyeli net bir biçimde ortaya konmalı ve bu potansiyelin kullanılmasına yönelik yol haritaları çıkarılarak gerekli hukuki, teknolojik ve finansal düzenlemeler kamu eliyle yapılmalıdır.
  • Çelik - Kömür ilişkisi ithal kömür ve ithal hurdaya dayalıdır. Demir - Çelikte gelişme entegre fabrikalarla sağlanmalıdır. Metalürjik kömür ithalatı ve teminde giderek artacak olan güçlükler dikkate alındığında, taşkömüründe üretim politikası, termik santral yakıtı olarak değil, demir - çelik sektörüne yönelik planlanmalıdır.
  • Ağır ve tehlikeli işler sınıfında bulunan madencilik işkolunda son yıllarda artan iş kazaları sonucu onlarca maden emekçisi hayatını kaybetmektedir. Bu artışa ivme kazandıran özelleştirme, rödevans ve taşeronlaştırma uygulamaları gözden geçirilmelidir. Sosyal taraflarla ortaklaşarak İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Yasası ve ilgili mevzuat yenilenmeli, özel sektör ve kamu kuruluşlarının bu alanda yatırım yapmaları konusunda bağlayıcı ve zorlayıcı düzenlemeler getirilmeli, etkin ve sürekli denetim devlet tarafından sağlanmalıdır.
  • Hepsinden önemlisi Zonguldak Kömür Havzası, varlığını borçlu olduğu maden şehitlerine ve ardında bıraktığı kız ve erkek çocuklarının eğitim ve istihdamını da sağlamalıdır. Bu sosyal destek Amele Birliği`nin asli görevlerinden olmalıdır.

Türkiye 18. Kömür Kongresi`nin gerçekleştirilmesinde, ortaya çıkan önerilerin doğal kaynaklardan yararlanma ve enerji alanındaki tartışmalara katkı sunmasını diliyoruz. Daha önceki kongrelerde olduğu gibi, bu kongrede de üretilen görüş ve düşüncelerin, ilgililer tarafından yeterince değerlendirilerek hayata geçirilmesi dileğimizi kamuoyuna bir kez daha saygıyla duyururuz.

TMMOB

MADEN MÜHENDİSLERİ ODASI

ZONGULDAK ŞUBESİ YÖNETİM KURULU

8 Haziran 2012, Zonguldak

Okunma Sayısı: 1064
Yayın Tarihi: 19.06.2012