TMMOB Maden Mühendisleri Odası

Özel Günlerle İlgili Yayınlar

Künye

Sayı: 094   Yıl: TEMMUZ-EYLÜL/2010

İçindekiler

İÇİNDEKİLER

 (53 KB)

BAŞYAZI

 (35 KB)

MADENCİLİK BÜLTENİ

 (10410 KB)

Bu yılın yaz ayları beklendiği gibi oldukça sıcak geçmiştir. Siyasi yapımızı ve toplumsal yaşamımızı doğrudan etkileyen, gelecek kuşakları daha çok etkileyecek olan bir Anayasa Referandumu için halk oylaması yapılmıştır. Referandum sonuçları her kesim tarafından farklı değerlendirilmiştir. Bu konudaki görüşlerimizi üyelerimizle ve kamuoyuyla paylaşmıştık.

Halkımızın demokratik yeni bir anayasaya her zamankinden daha fazla ihtiyacı bulunmaktadır. Eşitlikçi, özgürlükçü bir anayasa ancak demokratik katılımın bütün kanalları açılarak yapılabilir. İhtiyacımız olan parasız eğitim ve sağlık, güvenceli çalışma ve insanca yaşam hakkının, her kültür ve kimliğin özgürce ifade edilmesinin güvence altına alındığı, "bir arada yaşamın anayasası" için mücadeleye devam edilmelidir. Kürt sorununun çözümünü de barındıran ülkemiz halklarının bir arada yaşamını güvenceye alan, din ve inanç işlerini devlet müdahalesinden çıkartan, darbe ve özel savaş hukuku ve kurumları ile halk iradesi ve örgütlenme hakkı önündeki baraj vb. engelleri ortadan kaldıran, tüm çalışanların sosyal hak ve kazanımlarını koruyan yeni bir anayasa halkımızın gerçek ihtiyacıdır. Anayasa tartışmaları bu zeminde  yapılmalı ve  değişikliğin hangi toplumsal sınıfın çıkarlarını savunduğu ve emekçi toplum kesimleri için neler getirip neler götüreceği açığa çıkartılmalıdır.

Sektörümüzde yaşanan iş kazalarında bu yıl  Ekim 2010 tarihine kadar 94 maden çalışanı yaşamını kaybetmiştir. Son yıllarda sektörde iş kazaları sıkça yaşanmakta ve ciddi  can kayıplarına neden olmaktadır. Ülkemiz, iş kazalarında dünyada ön sıralarda yer almaktadır. Özellikle yeraltı kömür madenciliği, işçi sayısı başına düşen kaza ve ölüm sıralamasında bütün sektörlerin başında gelmektedir. Bu nedenle, yeraltı başta olmak üzere tüm madencilik sektörü daha yakından izlenmeli, değerlendirilmeli ve kaza önleme çalışmalarına daha fazla ağırlık verilmelidir. Bu konuda Odamızın deneyimleri ve görüşleri dikkate alınmalıdır.

İş kazalarının önlenmesi için gerekli düzenlemelerin yapılması ve yaptırımların uygulanması siyasi iktidarların görevidir. Ancak siyasi iktidar, çıkardığı yasayla kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarını dışlayarak eğitim hizmetlerini piyasaya açmıştır. Ne zaman kurulacağı, ne zaman kapanacağı belli olmayan, bilgi birikim düzeyi şüpheli ticari kuruluşlara iş güvenliği uzmanı yetiştirme yetkisi verilmesi, bu alanda onlarca yıldır birikim sahibi kamu kurumu niteliğindeki TMMOB ve bağlı Odalarının yok sayılması iş kazalarının  daha da artmasına neden olacak,  bu zihniyet ile piyasalaştırılan  bir yasa, iş kazalarını engellemeyecek, aksine bazı kesimlere yeni rant kapısı açacaktır.  Mahkemelerce iptal edilen yönetmeliklerin yerine hukuku arkadan dolanıp  kanun çıkararak sorunları çözmek olanaklı değildir.

Yine, ağır ve tehlikeli işlerde çalışacak tüm işçilerin işe başlamadan önce mesleki eğitim almaları kanuni bir zorunluluktur. Odamız, kamusal sorumluluğunu yerine getirerek iş kazalarının azaltılması için Milli Eğitim Bakanlığı ile protokol  yapmak suretiyle belirtilen eğitimleri birlikte verebileceğini ilgili Bakanlığa bildirmiştir. Bu konuda çalışmalarımız devam etmektedir.

 Enerji sektöründe dağıtımdan sonra üretim özelleştirmeleri için çalışmalar başlamıştır. Ülkemiz içim yaşamsal önem arz eden bu alanda yapılacak hataların telafisi çok zor olacaktır. Bu doğrultuda Odamız, düşüncelerini ve önerilerini kamuoyuyla paylaşmaya devam edecektir.

Maden Kanununda değişiklik yapılmış ve Uygulama Yönetmeliğinin çıkarılması için Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı‘na üç aylık  süre verilmiştir. Odamız,  kanun çalışmalarında TBMM‘deki üst komisyon toplantısı dahil bütün toplantılara katılarak; üretimin kamu yararı önceliğiyle ülke sanayisine hammadde sağlayacak şekilde planlanması gerektiği, vardiyalarda mühendis bulundurulma zorunluluğu, yapılan projelerin  uygulanıp uygulanmadığının kontrolü, katma değerin ülkede kalması için hammadde ihracatının zorlaştırılması, arama dönemlerinde ruhsat devrinin yasaklanması, nihai ürüne yönelik yapılacak yatırımlara destek verilmesi,  ithal edilen kömürlerden kesinti yapılarak sağlanacak fonun İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği yatırımları yapacak madencilere destek olarak verilmesi, teknik nezaretçinin ücretinin oluşturulacak bir fondan ödenmesi gerektiği ve meslek odalarının üye denetimi yapabilmesine yönelik bir çok görüş ve  öneri sunmuştur. Ancak bu önerilerin büyük bir kısmı kabul görmemiştir.

Yönetmelikle ilgili çalışmalar ağırlıklı olarak MİGEM‘de yürütülmüştür. Odamız yönetmelikte özellikle arama döneminde maden mühendisinin mutlaka olması gerektiği, daimi nezaret, teknik nezaret, vardiya mühendisliği ve teknik eleman kavramı ile ilgili görüşlerini yazılı ve sözlü olarak Bakanlık yetkililerine iletmiştir. Yönetmelik hazırlama çalışmaları kapsamında Kızılcahamam‘daki sektör temsilcilerinin de katıldığı toplantıya Odamızın Yönetim Kurulu Üyeleri katılmıştır. Yönetmeliğin Ekim ayı ortalarında yayınlanması beklenmektedir. Çıkacak yönetmelik değerlendirilerek gerekli girişimlerde bulunulacaktır.

Dönem içinde  3 Temmuz 2010 tarihinde "Maden Kanunu Uygulama Yönetmeliği ve İş Güvenliği Yasa Taslağı" gündemli bir Danışma Kurulu toplantısı yapılarak görüşler alınmıştır.

TMMOB 41. Dönem Olağanüstü Genel Kurulu, 24-25 Eylül 2010 tarihlerinde Ankara‘da yapılmıştır. Genel Kurulda TMMOB‘nin 27-30 Mayıs 2010 tarihlerindeki Olağan Genel Kurulunda zaman yetersizliği nedeniyle görüşülemeyen Kararlar Komisyonu raporları görüşülerek karara bağlanmıştır.

Toplumun önemli bir kısmını ilgilendiren Üniversite Yerleştirme sınavları yapılmış, yerleştirme ve kayıt işlemleri ise  Eylül ayı içerisinde tamamlanmıştır. Maden Mühendisliği Bölümlerine yerleşen ve eğitimlerine devam eden genç meslektaşlarımıza başarılar diliyoruz. Öğrenci arkadaşlarımızı Oda ile tanıştırmak ve çalışmalara katmak amacıyla Üniversite ziyaretleri önümüzdeki günlerde yapılacaktır.

Meslek içi eğitim çalışmalarımız Sürekli Eğitim Merkezi (SEM) üzerinden planlandığı gibi yürütülmektedir. İşyeri ziyaretleri ve üye toplantılarına devam edilmektedir. Ayrıca Yönetim Kurulumuzca, sektördeki kamu kuruluşları ziyaret edilerek işbirliği güçlendirilmeye çalışılmaktadır. Dönem içinde çeşitli basın ve yayın organlarında Odamızın değişik konulardaki görüşleri kamuoyuyla paylaşılmıştır.

Tüm bu değerlendirmeler ışığında, bütün üyelerimizin Oda örgütlülüğüne sahip çıkması ve çalışmalara katkı koymasını çok önemsemekteyiz. Birlikte üretmek, birlikte yönetmek, mesleğimizi daha iyi ve onurlu bir şekilde yapabileceğimiz koşulları oluşturmak öncelikli görevimizdir. Meslektaşlarımızın bugüne kadar olduğu gibi, bundan sonra da  Odamıza sahip çıkacağı, meslek ahlakına uygun hareket edeceği ve meslek onurunu koruyacağı inancıyla  tüm üyelerimize sağlıklı, mutlu bir yaşam diliyoruz.

Saygı ve sevgilerimizle ...

YÖNETİM KURULU

PDF uzantılı Makale dosyalarını veya diğer Ek Dosyaları okuyabilmeniz için Acrobat® Reader®'ın bilgisayarınızda yüklü olması gerekmektedir. Acrobat® Reader® yüklemek için