TMMOB Maden Mühendisleri Odası

TMMOB MADEN MÜHENDİSLERİ ODASI YÖNETİM KURULU BAŞKANI AYHAN YÜKSEL`İN IMCET-2022 AÇILIŞ KONUŞMASI

HABER
Güncellenme Zamanı: 22.03.2022 16:38:37
GENEL MERKEZ
Yayına Giriş: 22.03.2022 Son Güncelleme: 23.03.2022 11:49:39

TMMOB Maden Mühendisleri Odası tarafından 22 - 25 Mart tarihleri arasında düzenlenecek 27. Uluslararası Madencilik Kongresi ve Sergisi IMCET- 2022 ANTALYA/BELEK Granada Luxury Otelde gerçekleştirilen açılış oturumu ile başlamıştır.

Covid 19 salgını nedeni ile bazı sınırlamalar çerçevesinde gerçekleştirilen IMCET - 2022 kongresine yurtiçi ve yurtdışından yoğun katılımın olduğu görülmüştür.Bu katılım ve desteğin TMMOB Maden Mühendisleri Odası örgütlülüğü tarafından gerçekleştirilen etkinliklere duyulan güveni bir kez daha ortaya koymuştur.

Katkılarınız için teşekkürler.

TMMOB Maden Mühendisleri Odası 

Yönetim Kurulu

 

TMMOB MADEN MÜHENDİSLERİ ODASI YÖNETİM KURULU BAŞKANI AYHAN YÜKSEL'İN  IMCET-2022 AÇILIŞ KONUŞMASI

Siyasi partilerin ve demokratik kitle örgütlerinin saygıdeğer temsilcileri,

Madencilik sektörü kurum ve kuruluşlarının değerli yöneticileri,

Yıllardır bizleri yalnız bırakmayan bilim insanları,

Değerli delegeler,

Sizleri TMMOB Maden Mühendisleri Odası 48. Dönem Yönetim kurulu adına sevgiyle, saygıyla ve dostlukla selamlıyorum.

27. Uluslararası Türkiye Madencilik Kongresi ve Sergisi IMCET 2022’ye hoş geldiniz, sefalar getirdiniz.

Saygıdeğer Konuklar,

Sevgili Delegeler,

Yaşadığımız yüzyılda dünyada ve içinde bulunduğumuz coğrafyada ne yazık ki savaşlar, pandemiler, ekonomik krizler artık sürekli hale gelmiştir. Son yıllarda ise bu sorunların şiddeti artarak devam etmektedir.

Yaşanan bu sorunlar; çalışmalarımızı etkilemeye, yaşamımızı köklü bir şekilde değiştirmeye başlamıştır.

Savaşlar nedeniyle insanlık dramları yaşanmış, ekonomik krizler nedeniyle geniş halk kesimleri yoksullaşmaya başlamış, pandemi nedeniyle milyonlarca insan hayatını kaybetmiştir.

Bilime inanan, bilimin ışığında yürüyen bizlerde bu zor koşullar altında çalışmalarımızı yürütmeye çalışıyoruz.

Dünyada, yaşadığımız coğrafyada ve ülkemizde yaşanan bu sorunlar nedeniyle ne yazık ki son dört dönemdir Bilimsel Kongrelerimizi dahi çok zor koşullar altında yapmaktayız hatta yapamamaktayız.

2014 yılında yaşanan Soma Faciası nedeniyle 2015 kongremiz,

2016 ve 2017 yıllarında içerisinde bulunduğumuz coğrafyada yaşanan savaşlar ve patlayan bombalar nedeniyle 2017 yılı kongremiz,

2019 yılında Odamıza ve Kongremize yapılan saldırılar nedeniyle 2019 kongremiz ne yazık ki çok zor koşullarda yapıldı.

2019 yılı Aralık ayında Çin’in Whuan kentinde başlayarak tüm dünyaya yayılan ve milyonlarca insanın hayatını kaybetmesine neden olan Covid-19 pandemisi nedeniyle IMCET 2021’i erteleyerek bugüne geldik.

Ancak, örgütlü üyemizden aldığımız güçle, birlikte yöneterek, birlikte üreterek 68 yıllık geleneğimizle inşa ettiğimiz kongrelerimizi başarıyla yaptık ve yapmaya da devam edeceğiz.

Savaşların olmadığı, emeğin sömürülmediği, doğanın ve kültürel varlıkların talan edilmediği, sağlıklı ve güvenceli bir yaşamın hüküm süreceği bir dünya için hep birlikte mücadelemize ve çalışmalarımıza devam edeceğiz.

Saygıdeğer Konuklar,

Sevgili Delegeler,

Yaşadığımız yüzyılda nüfusun artması, mineral kaynakların azalması nedeniyle madencilik sektörünün önemi artarak devam etmektedir. Ancak milyonlarca yılda oluşmakta olan bu kaynakların üzerinde bulunan halkların ve gelecek nesillerin hak sahibi olduklarını da asla aklımızdan çıkarmamamız gerekmektedir.

Her ekonomik faaliyetin doğaya, kültürel ve tabi varlıklara karşı olumsuz etkileri olduğu gibi madenciliğinde bu alanda olumsuz etkileri bulunmaktadır. Bu sorunların çözümü için tüm sektörlerde ve madencilikte mühendislik bilim ve tekniğine uygun çalışmalar yürütülmesi gerekmektedir.

Bu sorundan yola çıkarak hiçbir sektör diğerine göre öncelikli olmayıp kamusal fayda ilkesinden asla vazgeçmeyerek üretim faaliyetlerinin tüm sektörlerde bilimin ve tekniğin ışığında yürütülmesi gerekmektedir.

Madencilik; özellikleri nedeniyle uzun erimli planlamalara ve politikalara dayalı yürütülmelidir. Ancak ülkemizde bunu başarmış değiliz. Bu nedenle de madencilik sektörü önünü göremez, üretim yapamaz hale gelmiş olup kamuoyunda tartışılır duruma gelmiştir.

Kamuoyunun düşünceleri ve talepleri değerlidir. Bu nedenle yetkililer tarafından dikkate alınmalıdır. Madencilik ile birlikte tüm üretim sektörlerinde planlamalar ve politikalar başta meslek odaları, sendikalar, üniversiteler olmak üzere toplumun ve sektörlerin görüşleri alınarak oluşturulmalı, mevzuat düzenlemeleri bu görüşlere göre yapılmalıdır.

Odamız, ülkemizde bilim ve tekniğe uygun, kamu yararı doğrultusunda, yöre halkı ile barışık, çevreyle uyumlu ve ülke çıkarlarını gözeten madencilik çalışmalarını geçmişte olduğu gibi gelecekte de taviz vermeden yürütmeye devam edecektir.

Ülkemizde ve dünyada bu hedeflere ve uygulamalara ulaşılabilmesi için de demokrasinin tüm kurum ve kuruluşları ile yaşama geçirilmesi, hukukun evrensel ilkelerinin, barışın, adaletin ve eşitliğin egemen olması gerekmektedir.

Saygıdeğer Konuklar,

Sevgili Meslektaşlarım,

Uluslararası Türkiye Madencilik Kongresi ve Sergisi 1969 yılından itibaren aralıksız olarak devam eden ve sadece ülkemizin değil dünyanın da saygın kongreleri arasında yer almaktadır. Kongremizde akademisyenler, tedarikçiler ve işletmeciler; birlikte dünya ve ülkemiz ölçeğinde madenciliğin sorunlarını tartışmakta, çözümü için görüş alışverişinde bulunmakta ve gelişen teknolojileri ihtiyaçlar doğrultusunda değerlendirmektedirler.

Kongremiz bu çalışmaların yanı sıra meslektaşlarımız arasında dostluğu ve dayanışmayı geliştiren özelliği nedeniyle de ayrıca bir önem arz etmektedir.

Kongremize yaşanan savaşlar ve pandemi nedeniyle uluslararası katılım ne yazık ki geçmiş yıllarda olduğu gibi olmamıştır. Ayrıca Yüksek Öğretim Kurulu’nun varlığı nedeniyle bilimsel ve akademik üniversite olma özelliğini yitiren üniversitelerimizin bilimsel çalışmaları desteklemesi gereken öncü kuruluşlar olması gerekirken akademik teşvikleri neredeyse ortadan kaldıran düzenlemeleri ile bilime engel olan kuruluşlar haline gelmesi oldukça üzüntü vericidir.

Oysa ki Anayasamızın 27. maddesi “Herkes, bilim ve sanatı serbestçe öğrenme ve öğretme, açıklama, yayma ve bu alanlarda her türlü araştırma hakkına sahiptir.” şeklinde olup Anayasayı korumak, Anayasaya sahip çıkmak öncelikli olarak devletin ve devletin kurumlarının görevidir. Ancak üniversitelerimiz son yıllarda ne yazık ki bu görevlerini ihmal etmektedirler.

Anayasanın 135. maddesine göre kurulmuş olan “TMMOB Maden Mühendisleri Odası” olarak bilimsel çalışmalara ve akademisyenlere vermiş olduğumuz destek geçmişte olduğu gibi gelecekte de tüm imkanlarımız zorlanarak devam edecektir.

Saygıdeğer Konuklar,

Sevgili Meslektaşlarım

Kongremizin düzenlenmesinde emeği geçen yürütme kurulu üyelerine, bilimsel çalışmaları ile kongremize katkı koyan akademisyenlere, bilim kurulu üyeleri ile oturum başkanlarına ve iki yıldır aralıksız emek sarf eden Oda çalışanlarımıza,

Her türlü olumsuzluğa rağmen bizimle yürüyen, bizimle birlikte olan madencilik kurum ve kuruluşları ile firmalarına çok teşekkür ediyorum.

Başarılı ve mutlu bir kongre geçirmeniz dileğiyle hepinizi TMMOB Maden Mühendisleri Odası adına sevgi, saygı ve dostlukla selamlıyorum.

Ayhan YÜKSEL

TMMOB Maden Mühendisleri Odası

Yönetim Kurulu Başkanı

22 Mart 2022, Antalya

Okunma Sayısı: 230