TMMOB Maden Mühendisleri Odası

11. TÜRKİYE ULUSLARARASI MERMER ve DOĞALTAŞ AÇILIŞ KONUŞMASI

HABER
Güncellenme Zamanı: 13.12.2021 10:03:06
GENEL MERKEZ
Yayına Giriş: 13.12.2021 Son Güncelleme: 13.12.2021 10:03:52

11. TÜRKİYE ULUSLARARASI MERMER ve DOĞALTAŞ AÇILIŞ KONUŞMASI

 

Saygıdeğer Katılımcılar,
 

Sevgili Meslektaşlarım,

TMMOB Maden Mühendisleri Odası Yönetim Kurulu ve şahsım adına sizleri saygı, sevgi ve dostlukla selamlıyorum.

TMMOB Maden Mühendisleri Odası Diyarbakır Şubesi tarafından 11 cisi düzenlenen Türkiye Uluslararası Mermer ve Doğaltaş Açılış Konuşması`na ve ülkemizin kadim şehri Diyarbakır’a hoş geldiniz, sefalar getirdiniz.

2019 yılı Aralık ayında Çin’de başlayan ve kısa sürede dünyayı kasıp kavuran Covid-19 pandemisi dünyada yaklaşık 260 milyon kişiye bulaşmış ve 5 milyon 280 bin kişinin ölümüne neden olmuştur. 2020 yılında ülkemizde de görülmeye başlayan pandemi aynı süre içerisinde 9 milyon kişiye bulaşmış ve 79 bin kişinin ölümüne neden olmuştur.

Covid-19 pandemisi ve olumsuz sonuçları tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de başta üretim olmak üzere tüm alanlarda yapılan çalışmaları olumsuz etkilemiştir. Ancak TMMOB Maden Mühendisleri Odası pandemi koşullarında dahi örgütlü üyesinden aldığı güç ile kısa zamanda bilimin ve teknolojinin gerektirdiği alt yapı çalışmalarını gerçekleştirerek 47. Dönemde de meslektaşlarımızın ve sektörümüzün gelişimi için gerekli olan çalışmalarını sürdürmeyi başarmıştır.

Saygıdeğer Konuklar,

Sevgili Meslektaşlarım,

Madencilik faaliyetleri uzun yıllar gerektiren araştırmaların, planlamaların ve projelendirmelerin yapılabilmesiyle gerçekleştirilebilen bir üretim faaliyetidir. Bu nedenledir ki istikrarlı bir ekonomik yapıya, uzun vadeli madencilik politikalarına ve mevzuatına ihtiyaç vardır.

Ülkemizde siyasi iktidar ve ETKB tarafından her ne kadar “yerli ve milli madencilik” politikasının varlığından bahsedilmekte ise de  böyle bir politika slogandan öte gitmemiştir. Çünkü bizler bu politikanın adından başka hiçbir temel ilkesine ulaşamadık. “Yerli ve Milli Politikası” nın olmadığının ispatı ise son 19 yıl içerisinde Maden Kanununda 28 adet değişiklik yapılmasıdır. Bu politikasızlığa ve kanun değişikliklerine ülkemizde aynı dönem içerisinde yaşanan 2008, 2018 ve 2021 ekonomik krizleri de eklendiğinde sektör önünü göremez hale gelmiş ve gelişimi olumsuz etkilemiştir.

Ülkemiz doğaltaş ve mermer sektörünün rekabet gücü yüksektir. Ancak politikasızlık, istikrarsızlık ve belirsizlik nedeniyle sektörümüz uluslararası alanda hak ettiği değeri elde edememektedir. Bu nedenle sektörde, üretim ve kalite artışı ile inşaat ve sanayi sektörleri ile entegrasyonu amaçlayan kısa, orta ve uzun dönemli stratejik planların, bir "Doğaltaş Politikası" temelinde geliştirilerek süratle uygulamaya konulması gerekmektedir.

Ülkemiz, dünya doğal taş rezervinin önemli bir kısmına sahiptir. Bu rezervler içerisinde 650` ye varan renk ve dokuda mermer çeşidinin bulunduğu vurgulanmaktadır. Bu zenginliğe rağmen ülkemizde mermer ve doğal taş üretimi 2017 yılında 19 milyon ton civarında iken bu rakam 2020 yılında 14 milyon 700 bin ton civarına düşmüştür. Yine aynı dönem içerisinde mermer ve doğaltaş ihracatımız 2 milyar doların üzerinde iken bu rakam 1 milyar 900 milyon dolara düşmüştür.

Sektörde yaklaşık 1.500 adet doğaltaş ocağı, fabrika ölçeğinde 2.000 kadar tesis, orta ve küçük ölçekli 9.000 atölye faaliyet göstermektedir. İstihdam edilen kişi sayısı 300.000 civarındadır. Önemli bir istihdam kaynağı olan sektörün korunmaya ve teşvike ihtiyacı vardır.

Sektörün gelişimi bakımından önemli bir sorun, üretim ölçeğine ilişkindir. Sektörün, ağırlıklı olarak küçük ölçekli üreticilerden oluşan yapısı, eşitsiz üretim miktarlarının eşitsiz bir rekabet içerisinde gerçekleştirilmesine neden olmaktadır. Ekonomik gerçeklerle bağdaşmayan bu durum; maliyetlerin artmasına, rezerv kaybına ve çevre tahribatına yol açarken, madencilik faaliyetlerinin de kamuoyu önünde olumsuz olarak tartışılmasına neden olmaktadır.  Sektörde üretim ölçeğinin arttırılması, verimliliğin artmasını sağlayacağı gibi rezerv kaybı ve çevre tahribatı gibi olumsuz durumların da ortadan kalkmasını sağlayacaktır.

Saygıdeğer Konuklar,

Sevgili Meslektaşlarım,

Madencilik sektörü son yıllarda yaşanan iş kazaları ve çevresel sorunlar nedeniyle toplum gözünde tartışılır hale gelmiş ve toplumsal tepkiler ile karşı karşıya kalmıştır. Bu sorunların çözümü için olmazsa olmaz madencilik faaliyetlerinin bilime ve tekniğe uygun olarak yürütülmesidir. Maden işletmelerinde bilimin ve tekniğin temsilcisi maden mühendisleridir. İşletmelerde maden mühendisliği hizmetleri mesleki güvence ve bağımsızlığa kavuşturulmadığı sürece bu sorunlar yaşanmaya devam edecektir. Buna karşın ülkemizde maden mühendisliği hizmetleri hala bir maliyet unsuru görülmekte ve mevzuat düzenlemeleri ile maden mühendisleri kuş misali işletmeden işletmeye uçurulmak istenerek birden fazla işletmede çalıştırılmak istenmektedir.

TMMOB Maden Mühendisleri Odası olarak bu yönde yapılan çalışmalara sonuna kadar karşı duracağımızın bilinmesini isteriz.

Sektördeki işletmelerin verimliliğine yönelik çalışmalar teşvik edilmelidir. Üretimde verimliliği artırmak amacıyla üretim yöntemlerinin geliştirilmesine önem verilmelidir. Özellikle, ocak işletme yöntemlerinin sürekli geliştirilmesi rekabet şansını artırmaktadır. Bu amaçla yapılacak araştırma ve geliştirme çalışmaları, devlet tarafından desteklenmelidir.

Gelişmiş teknoloji kullanımı ve yeni teknolojilerin geliştirilmesi, sektöre önemli katkılar yapacak yeni fırsatlar yaratacaktır. Bu çerçevede söz konusu teknolojilere uyum sağlayacak ve bunları kullanabilecek iyi eğitilmiş işgücünün varlığı önemlidir. Madencilik faaliyetlerinin kaynak kaybına yol açmadan, çevreyle barışık, akılcı ve ekonomik kurallara göre, iş güvenliği ve işçi sağlığı esasları çerçevesinde yürütülmesi bilimsel ve teknik bilginin kullanımı ile mümkündür. Bu durum, sektörde bilim ve teknolojinin uygulayıcısı olan maden mühendisinin istihdamını gerekli kılmaktadır. Sektörde maden mühendisinin istihdamının süratle arttırılması, genel verimliliğin artışı bakımından son derece önemlidir.

Saygıdeğer Konuklar,

Değerli Meslektaşlarım,

Mermer ve Doğaltaş sektörünün sorunlarının çözümü ve ihtiyaç duyulan hedeflere ulaşabilmesi için madencilik bilim ve tekniğine uygun ar-ge çalışmaları ile bilimsel kongre, sempozyum ve çalıştayların periyodik olarak yapılması gerekmektedir. TMMOB Maden Mühendisleri Odası; sektörümüzün, mesleğimizin ve meslektaşlarımızın gelişimi için geçmiş yıllarda düzenlediği sempozyumlar ve yapmış olduğu eğitim ve çalıştaylarda olduğu gibi, üzerine düşen görevi yapmış ve bundan sonra da yapmaya devam edecektir.

TMMOB Maden Mühendisleri Odası Yönetim Kurulu olarak 1995 yılında mermer sektöründeki gelişmelerin her yönüyle değerlendirilmesi için sempozyum düzenleme kararı alan; sempozyumların sürekliliğini sağlayan tüm organlarımıza ve sempozyumumuzu onbirinci kez düzenleyerek bizlere bu gururu yaşatan Diyarbakır Şube yönetim kurulu üyelerimize, sempozyumumuzun düzenlenmesinde emeği geçen yürütme kurulu başkanı ve üyelerine, etkinliğin bilimsel niteliğini arttırılmasına katkı sağlayan bilim kurulu üyelerimize, bildiri ve sunum hazırlayan bilim insanlarına, yönetimleriyle katkı koyan oturum başkanlarımıza, sempozyumumuza desteklerini esirgemeyen tüm sektör kurum ve kuruluşları ile değerli yöneticilerine teşekkür ederiz.

TMMOB Maden Mühendisleri Odası adına hepinizi saygı, sevgi ve dostlukla selamlıyor, etkinliğimizin madencilik sektörüne, üyelerimize ve ülkemize önemli katkılar sağlayacağı inancıyla başarılar diliyor ve hepinizi saygı, sevgi ve dostlukla selamlıyorum.

Saygılarımla,

Ayhan YÜKSEL
TMMOB Maden Mühendisleri Odası
Yönetim Kurulu Başkanı 
10 Aralık 2021, Diyarbakır

 

 

Okunma Sayısı: 122