TMMOB Maden Mühendisleri Odası

Maden Mühendisliği Alanındaki İşsizlik ve Taleplerimiz

RAPOR
GENEL MERKEZ
Yayına Giriş: 30.09.2011 Son Güncelleme: 30.09.2011 08:51:27

İşsizlik, genel anlamıyla çalışabilir durumda olan nüfusun herhangi bir alanda istihdam edilememesinin bir sonucu olarak tanımlanmaktadır. Bir başka tanımla, çalışmaya hazır olanlarla halen bir işte çalışanlar arasındaki fark olarak da ifade edilebilir. İşsiz sayılabilmek için Uluslararası Çalışma Örgütüne göre aktif olarak iş aramak gerekmektedir.

Emeğin öteki üretim etmenlerinden farklı özellikler taşıması, insanın üretici gücünü simgelemesi, sermaye karşısındaki zayıf yönleri ve onun işsiz kalmasının beraberinde getireceği toplumsal sonuçlar işsizliğin önemli bir toplumsal sorun oluşturmasına yol açmaktadır. Bu toplumsal sorunun kriz dönemlerinde bağımsız olarak ülkemizin bir kronik sorun halinde tanımlanmasına rağmen kamuoyunda tartışıldığı dönemler genellikle kriz dönemlerine rastlamaktadır. Kriz dönemlerinde yapılan tartışma ve önerilerde göreceli olarak biraz kabullenme ve rahatlama sağlandıktan sonra unutulmaktadır. Anadolu‘da sıkça kullanılan "ateş düştüğü yeri yakar " deyiminde ifade edilen fiil günümüzde işsizlik sorunu ile baş başa kalmış bütün kesimlerin içinde bulundukları durumu en iyi bir biçimde ifade etmektedir.

Gerek kafa emeği gerekse kol emeği bakımından ülkemizin ciddi sorunu olan işsizlik sorununu bir meslek örgütü olan Odamız, meslektaşlarımızın sorunları üzerinden talep ve görüşlerini paylaşmayı önemsemektedir.

Maden Mühendisi meslektaşlarımızın çalışma alanı esas itibariyle Bakanlığınızın yürütümündeki Maden Kanunu kapsamındaki işlerden oluşmaktadır. Bakanlığınız kapsamı dışındaki işlerde çalışan meslektaşlarımız da yine Bakanlığınız tarafından çıkarılan Maden Kanunu kapsamındaki işleri yapmaktadır. Bunun dışında, İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği mevzuatı, İş Kanunu, İl Özel İdareleri Kanunu, Afet İşleri, baraj, tünel, metro gibi yeraltı ve yerüstü yapıları mevzuatı, akademik görevler ve benzerleri görevleri sürdürdükleri çalışma alanları da mevcuttur.Yeni gelişen teknolojiler ve uygulamalarıyla birlikte meslektaşlarımızın mesleki bilgilerini ve deneyimlerini kullanabilecekleri alanlarla ilgili çalışmalar Odamız tarafından sürdürülmektedir. İstatistiki verilere göre, meslektaşlarımızın büyük çoğunluğu Bakanlığınızın görev ve yetki alanındaki işlerde çalışmaktadır. Buradan hareketle meslektaşlarımızın başta istihdam sorunu olmak üzere, çalışma yaşamındaki sorunlarının çözüme kavuşturulmasında Bakanlığınızın önemli işlevi bulunmaktadır.

Sorunların çözüme kavuşturulmasında planlanma oldukça önemlidir. Ancak planlama, ilgili taraflarla birlikte yapıldığında ve uygulandığında sorunlara çare bulunabilecektir. Odamız bu süreçte bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da üzerine düşen sorumluluğu yerine getirecektir.

Meslektaşlarımız arasında işsizlik ve istihdam sorunu yakıcı bir hal almıştır. Artık sorun meslektaşlarımızın ailelerinin, anne, baba ve eşlerinin de sorunları haline gelmiştir. Üyelerimizin bulunduğu yerlerde yaptığımız toplantılarda üyelerin anne, baba ve eşleri de toplantılara katılarak, e- posta aracılığı ile Odamıza gönderdikleri iletilerde geçim sıkıntılarının yanı sıra " biz bu çocukları ülkeye faydalı olsun diye okuttuk şimdi evde oturuyor buna nasıl bir çare buluruz" şeklindeki talepleriyle psikolojik, sosyal ve ekonomik sıkıntılarını belirterek çare bulmamızı talep etmektedirler. Kısaca istihdam sorunu, meslektaşlarımızın ailelerinin de sorunu olarak hızla büyümektedir.

Türkiye İstatistik Kurumu‘nun İşgücü ve İstihdam verileri derlenerek Tablo - 1‘de 1980‘den 2010‘a kadar beş yıllık periyotlar aralığında verilmiştir.

Tablo 1 - İşgücü ve İstihdam (bin kişi)

 

 

 

 

1980

 

1985

 

1990

 

1995

 

2000

 

2005

 

2010

 

Nüfus

 

44.439

 

50.307

 

56.156

 

61.737

 

67.420

 

70.712

 

71.343

 

Faal Nüfus

 

-

 

-

 

35.601

 

41.175

 

46.211

 

48.912

 

49.154

 

İşgücü

 

-

 

-

 

20.150

 

22.286

 

23.078

 

23.640

 

23.912

 

İstihdam

 

16.523

 

17.547

 

18.539

 

20.586

 

21.581

 

21.147

 

22.542

 

Tarım

 

8.960

 

8.837

 

8.691

 

9.080

 

7.769

 

7.165

 

5.683

 

Madencilik

 

197

 

224

 

193

 

154

 

82

 

83

 

92

 

Sanayii

 

2.150

 

2.440

 

2.625

 

3.027

 

3.638

 

3.664

 

4.494

 

Elektrik,Gaz, su

 

44

 

59

 

26

 

114

 

91

 

100

 

105

 

İnşaat

 

913

 

979

 

892

 

1.238

 

1.364

 

965

 

1.432

 

Ticaret

 

1.465

 

1.780

 

2.154

 

2.717

 

3.817

 

4.052

 

4.365

 

Ulaştırma

 

626

 

705

 

816

 

878

 

1.068

 

1.022

 

986

 

Mali Kurumlar

 

350

 

380

 

416

 

482

 

709

 

737

 

752

 

Diğer Hizmetler

 

1.818

 

2.143

 

2.725

 

2.897

 

3.044

 

3.359

 

3.741

 

*Maden Müh.Sayısı

 

2.375

 

3.500

 

4.353

 

5.476

 

6.749

 

8.557

 

12.282

 

İşsiz

 

1.487

 

1.377

 

1.611

 

1.700

 

1.497

 

2.493

 

2.817

 

* Tablodaki maden mühendisi sayısı Odamız kayıtlarından alınmıştır.

Bu tablo değerlendirildiğinde kamu ağırlıklı madencilik yapıldığı ve örgütlenmenin nispeten daha iyi olduğu 90‘lı yıllara kadar sektörde çalışan sayısının 200.000 seviyelerinde olduğu görülmektedir. Ancak 90‘lı yıllardan sonra istihdam hızla düşmeye başlamıştır. Bu düşüşte madencik sektöründeki özelleştirmenin yanı sıra uygulanmakta olan esnek çalışma ve kayıt dışı çalışmanın da etkileri büyüktür. Ülkemizdeki ekonomik büyümenin, sanayinin motoru diye ifade edilen madencilik sektörüne yansımaması düşündürücüdür.1980 yılında 2375 olan maden mühendisi sayısı yeni açılan bölümlerin verdiği mezunlarla hızla artmaya başlamış ve 20 yıllık sürede (2000 yılında) üç katına ulaşarak 6749 olmuştur. Son on yılda ise 5553 meslektaşımız çalışma hayatına maden mühendisi olarak girmiştir.1954 yılında üye kaydına başlayan Odamız yaklaşık 50 yılda 6749 üyeye ulaşmışken son 10 yıldaki yeni üye hemen hemen 50 yıldaki üye sayısına eşittir. Yıllar itibariyle çalışma yaşamına atılan maden mühendisleri sayıları da dikkate alındığında meslektaşlarımızın sorunlarının ne kadar ivedilik arz ettiği daha net anlaşılmaktadır.

Aşağıdaki tabloda 2010 Yılında Üniversitelerin Maden Mühendisliği Bölümlerinin Kontenjanları verilmiştir.

Tablo 2- 2010 Yılında Üniversitelerin Maden Mühendisliği Bölümlerinin Kontenjanları

 

 

Üniversite

 

Kuruluş

Yılı

 

Kontenjan

 

Üniversite

 

Kuruluş

Yılı

 

Kontenjan

 

İstanbul Teknik Üniversitesi

 

1953

 

36

 

Adana Çukurova Üni. (I)

 

1991

 

77

 

Orta Doğu Teknik

Üniversitesi

 

1960

 

57

 

Adana Çukurova Üni. (II)

 

1991

 

77

 

Ankara Hacettepe

Üniversitesi

 

1969

 

67

 

Konya Selçuk Üni. (I)

 

1991

 

67

 

İzmir Dokuz Eylül

Üniversitesi

 

1971

 

77

 

Konya Selçuk Üni. (II)

 

1991

 

67

 

Eskişehir Osman Gazi Ü. (I)

 

1975

 

77

 

Diyarbakır Dicle Üni.

 

1992

 

57

 

Eskişehir Osman Gazi Ü. (II)

 

1975

 

77

 

Malatya İnönü Üni.

 

1992

 

57

 

Zonguldak Karaelmas Üni.

 

1982

 

77

 

Malatya İnönü Üni.

 

1992

 

57

 

Sivas Cumhuriyet Üni. (I)

 

1986

 

77

 

Kütahya Dumlupınar Ü. (I)

 

1993

 

77

 

Sivas Cumhuriyet Üni. (II)

 

1986

 

77

 

Kütahya Dumlupınar Ü (II)

 

1993

 

77

 

Isparta Sül. Demirel Üni. (I)

 

1987

 

77

 

Afyon Kocatepe Üni.

 

2002

 

67

 

Isparta Sül. Demirel Üni. (II)

 

1987

 

77

 

Niğde Üni.

 

2006

 

72

 

Karadeniz Tek.Üni. (I)

 

1990

 

57

 

İTÜ Cevher Haz. Müh.

 

2006

 

52

 

Karadeniz Tek.Üni. (II)

 

1990

 

57

 

Muğla Üniversitesi

 

2006

 

47

 

İstanbul Üniversitesi

 

1991

 

52

 

İstanbul Teknik Üni. (İng)

 

2007

 

36

 

 

 

 

 

 

 

TOPLAM

 

1829

 

 

Günümüzde ülkemizde bulunan üniversitelerimizden halen 18‘inde maden mühendisliği bölümü bulunmakta, bu bölümlerden 8 âdeti ikinci öğretim vermekte ve toplam 26 program ile öğrenim yapılmaktadır. Bu bölümlerin dışında İTÜ‘ne bağlı olarak eğitim vermekte olan Cevher Hazırlama Mühendisliği de maden mühendisliği diploması vermemekle birlikte Türkçe ve İngilizce iki ayrı program ile bu kapsamda değerlendirmeye alınmaktadır. Bu bölümlere son yıllarda Elazığ - Fırat Üniversitesi, Erzurum - Atatürk Üniversitesi ve Van - Yüzüncü Yıl Üniversitelerinde açılan maden mühendisliği bölümleri ile 3 ayrı program daha eklenmesi beklenmektedir. Her biri 47-77 öğrenci alan (İTÜ iki ayrı programda almakta) bu bölümlerde öğrenci fazlalığı nedeniyle var olan olanakların giderek daraldığı, eğitim kalitesinin düştüğü, altyapı olanaklarının yeterince oluşturulamadığı görülmektedir.

2008 yılında bu bölümlere toplam 1.480 öğrenci kayıt yaptırma hakkı kazanmışken, sadece iki yılda bu rakam % 19 artış göstererek 2010 yılında 1762‘ye ulaşmıştır. Bu iki yıllık süre zarfında Malatya - İnönü Üniversitesi Maden Mühendisliği Bölümü‘nün ikinci öğrenim programı hayata geçirilerek, bu programa toplam 72 öğrenci alınmıştır. Yine aynı dönemde Sivas - Cumhuriyet Üniversitesi Maden Mühendisliği Bölümü birinci öğretim programında 25, ikinci öğretim programında 36 fazladan öğrenci alarak toplam 61 öğrenci almıştır. Ayrıca Trabzon - Karadeniz Teknik Üniversitesi de ikinci öğretim programına geçerek 2008 yılına kıyasla 57 öğrenci daha fazla almaya başlamıştır.

Türkiye‘de mühendislik, eğitimi ve istihdamı devlet tarafından planlanmayan bir alandır. DPT rakamlarına göre, 8. Beş Yıllık Kalkınma Planı Teknik Personel Arzı ve İhtiyacı Projeksiyonu‘nda mühendis, mimar ve şehir plancısı toplamı 2005 yılında; arz 376.700, buna karşılık ihtiyaç 350.200 olarak görülmektedir. Bu projeksiyona göre Ziraat ve Orman Mühendisliği‘nde arz 73.000, ihtiyaç 49.100 olarak belirlenmiş, Jeoloji ve Jeofizik Mühendisliği‘nde, arz 17.500, ihtiyaç 13.300 olarak belirtilmiştir. TMMOB kayıtlarına göre şu anda 170.000‘e yakın, mühendislik, mimarlık, şehir plancılığında okuyan öğrenci bulunmaktadır. Son beş yılın ortalamasına baktığımızda her yıl 55.000 civarında öğrenci mezun olmaktadır.

Pek çok üniversite mezunu iş bulamama kaygısıyla asıl mesleklerinin dışında bir alanda çalışmak zorunda kalmaktadır. 2000 yılı genel nüfus sayımı sonuçlarına göre, Türkiye‘de asıl mesleğini yapma oranları bir hayli düşük çıkmıştır. Elektrik ve elektronik teknisyenleri arasında asıl mesleğini yapma oranı % 48, İnşaat Mühendisleri arasında % 65, Elektrik ve Elektronik Mühendisleri arasında % 61, Makina Mühendisleri arasında % 59 ve maden mühendisleri arasında % 43 olarak görülmektedir. 2000‘den sonraki mezun Maden Mühendisi sayısı ve sektörün durumu değerlendirildiğinde soruna çözüm bulmak daha da güçleşmektedir.

Başta işsizlik sorunu olmak üzere kamu emekçisi, ücretli, işsiz, emekli, küçük büro sahibi ve öğrenci üyelerimizin sorunları üzerinden yaptığımız imza kampanyasına çok kısa bir sürede 2000‘in üzerinde üyemiz katılmıştır. Üyelerimizin talepleri üzerinden şekillenen ve sahiplenilen geleceğimiz için imza kampanyasındaki taleplerimizin çözüme kavuşturulması hükümetin sorumluluğu ve tasarrufu altındadır.

İnsan kaynakları planlaması yapılmadan, yetişen nitelikli işgücü işsizlikle karşı karşıyadır. OECD ülkeleri arasında en fazla üniversite mezunu işsiz Türkiye‘de bulunmaktadır. TÜİK kayıtlarına göre yerbilimleri mühendislik bölümü mezunlarının % 35‘i işsiz görünmektedir. Genç mezunlar arasında bu oran çok daha yüksektir.

MTA, TKİ, TTK, ETİ MADEN, EÜAŞ gibi madencilik alanında üretici ve araştırıcı kamu kurumlarının yatırımları düşerken, madencilik faaliyetlerini denetlemekle görevli MİGEM, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, Özel İdare Genel Sekreterlikleri, Sanayi İl Müdürlükleri, TCK, DSİ ve diğer ilgili kamu kurumlarının maden mühendisi istihdamında bir artış yokken, üniversitelerde mevcut yer bilimi bölümlerine ilave yeni yer bilimi bölümleri açılmış, açılmaya da devam etmekte ve kontenjanlar da artırılmaktadır. Mühendislik fakültelerinden yılda ortalama 1100 maden, mühendisi mezun olmaktadır. Maden Mühendisleri Odasının; istihdamın artırılmasına ilişkin girişimleri de sonuçsuz kalmaktadır. Kamu kurumlarına gerektiği halde çok az sayıda maden mühendisi alınmaktadır. Oysa ülkemizin kalkınmasının ön koşulu, doğal kaynaklarımızın ülkemiz sanayisinde kullanılmak üzere üretilmesi ve değerlendirilmesidir. Bunun için de kamu kurumlarına yatırım yapılması ve maden mühendisi istihdamının artırılması gerekmektedir.

Tüm bu değerlendirmeler ışığında, meslektaşlarımızın en önemli sorunu olan işsizlik konusunun değerlendirilmesini ve çözüm üretilmesi hükümetin ve Bakanlığın görevidir.

29 Eylül 2011

TMMOB

MADEN MÜHENDİSLERİ ODASI

Okunma Sayısı: 7192